İMMEDİA

immedia ♥ Şanssızlığa katlanabiliriz , çünkü dışarıdan gelir ve tümüyle rastlantısaldır. Oysa yaşamda bizi asıl yaralayan , yaptığımız hatalara hayıflanmaktır. Oscar Wilde

Günün Şiiri

  • YİNE AKLIMDASIN
  • Bak yine akşam oldu
  • Yine sokakları mesken tutuyorum
  • Yine seni düşünerek sabahlıyorum Her şey aynı da bir sen yoksun
  • Onun için lanet ediyordum gecelere...
  • Seni bana getirmediği için...
  • İşte yine gece, yine sus pus
  • Yine karanlık her yer tıpkı yüreğim gibi
  • Yaşama sebebim yapmıştım yüreğimde seni
  • Bak şimdide sensizim her yer boş anlamsız sanki
  • Bazen de bir yağmur ekleniyor sensizliğime
  • Hani okul çıkışlarında yağmura yakalanırdık ya
  • İşte o geldi aklıma, canımı acıtıyor Bir gün dışarıdayken yağmura yakalanmıştım Yağmur durmak taydı ki omzuma bir el uzandı Sen sandım, seni asla unutamayacağımı
  • İşte o gün anladım .
  • AŞKINIZI BÜTÜN TÜRKİYE DUYSUN

  • Arkadaşlar
  • sadece 3 TL Göndererek
  • Aşkınızı sitemizde yayınlatabilirsiniz.
  • İster isimlerinizi yazıp bize gönderin
  • ister ona bir söz yazın yayınlayalım.
  • okuduğunuz için teşekkürler...
  • İletişim bölümümüze
  • bir mesaj atarak bize ulaşabilirsiniz...
  • İMMEDİA

    İNTERNET HİZMETLERİ

    İMmedia.tr.gg

    uzunsiirler4

    Yaşamak şakaya gelmez, 

    büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın,
    bir sincap gibi mesela, 
    yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden, 
    yani bütün işin gücün yaşamak olacak

    Living is no laughing matter: 

    you must live with great seriousness 
    like a squirrel, for example- 
    I mean without looking for something beyond and above living, 
    I mean living must be your whole occupation.
     

    Nazım Hikmet Ran


    24 Eylül 1945 

    En güzel deniz: 
    Henüz gidilmemiş olanıdır. 
    En güzel çocuk: 
    Henüz büyümedi. 
    En güzel günlerimiz: 
    Henüz yaşamadıklarımız. 
    Ve sana söylemek istediğim en güzel söz: 
    Henüz söylememiş olduğum sözdür... 

    Nazım Hikmet Ran


     
     
     
     

    Her Şey Sende Gizli

    Yerin seni çektiği kadar ağırsın, 
    Kanatların çırpındığı kadar hafif.. 
    Kalbinin attığı kadar canlısın, 
    Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç... 
    Sevdiklerin kadar iyisin, Nefret ettiklerin kadar kötü.. 
    Ne renk olursa olsun kaşın gözün, 
    Karşındakinin gördüğüdür rengin.. 
    Yaşadıklarını kar sayma: 
    Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; ne kadar yaşarsan yaşa, 
    Sevdiğin kadardır ömrün.. 
    Gülebildiğin kadar mutlusun. 
    Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin 
    Sakın bitti sanma her şeyi, 
    Sevdiğin kadar sevileceksin. 
    Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer 
    Ve karşındakine değer verdiğin kadar inansın. 
    Bir gün yalan söyleyeceksen eğer; 
    Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın. 
    Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret, 
    Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın. 
    Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın, 
    Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak. 
    Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın 
    Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü. 
    Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin.. 
    İşte budur hayat! 
    İşte budur yaşamak, 
    Bunu hatırladığın kadar yaşarsın 
    Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün 
    Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun 
    Çiçek sulandığı kadar güzeldir, 
    Kuşlar ötebildiği kadar sevimli, 
    Bebek ağladığı kadar bebektir. 
    Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren, 
    Sevdiğin kadar sevilirsin... 

    Can Yücel
     
     
     
     

    Dostları Olmalı İnsanın

    Dostları olmalı insanın,
    Aynen gemilerin limanlari gibi
    Zaman zaman uğradığın
    Yükünü boşalttığın
    Dalgalar dininceye kadar beklediğin koynunda

    Sonra açık denizlere uğurlamalı seni,
    Geri döneceğin günü bekleme umuduyla
    Bazen rüzgara o açmalı yelkenini
    Yanağına konan bir öpücüğün coşkusuyla
    Halatlarını çözmeli
    Seni çok ama çok özlemeli

    Dostları olmalı insanın,
    Ermiş, bilge, hayatı ezbere okuyabilen
    Düşünmediklerini düşündüren
    Seni bir cambaz ipinde güvenle tutabilen
    Gerektiginde senin için ateşi yutabilen
    Yolunu ısıtan ustan olmalı,
    Şekillendirmeyi öğretmeli hayatın çömleğini
    Sana verebilmeli soğuk bir kış gününde
    Üzerindeki tek gömleğini.

    Oğuzkan Bölükbaşı
     
     
     
     

    Sevi Şiiri

    Ben senin en çok sesini sevdim 
    Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi 
    Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren 
    Bana her zaman dost, her zaman sevgili 

    Ben senin en çok ellerini sevdim 
    Bir pınar serinliğinde, küçücük ve ak pak 
    Nice güzellikler gördüm yeryüzünde 
    En güzeli bir sabah ellerinle uyanmak 

    Ben senin en çok gözlerini sevdim 
    Kah çocukça mavi, kah inadına yeşil 
    Aydınlıklar, esenlikler, mutluluklar 
    Hiç biri gözlerin kadar anlamlı değil 

    Ben senin en çok gülüşünü sevdim 
    Sevindiren, içimde umut çiçekleri açtıran 
    Unutturur bana birden acıları, güçlükleri 
    Dünyam aydınlanır sen güldüğün zaman 

    Ben senin en çok davranışlarını sevdim 
    Güçsüze merhametini, zalime direnişini 
    Haksızlıklar, zorbalıklar karsısında 
    Vahşi ve mağrur bir dişi kaplan kesilişini 

    Ben senin en çok sevgi dolu yüreğini sevdim 
    Tüm çocuklara kanat geren anneliğini 
    Nice sevgilerin bir pula satıldığı bir dünyada 
    Sensin, her şeyin üstünde tutan sevgini 

    Ben senin en çok bana yansımanı sevdim 
    Bende yeniden var olmanı, benimle bütünleşmeni 
    Mertliğini, yalansızlığını, dupduruluğunu sevdim 
    Ben seni sevdim, ben seni sevdim, ben seni... 

    Ümit Yaşar Oğuzcan
     
     
     

    Seviyorum Seni 

    Seviyorum seni ekmeği tuza banıp yer gibi 
    Geceleyin ateşler içinde uyanarak 
    Ağzımı dayayıp musluğa su içer gibi, 
    Ağır posta paketini, neyin nesi belirsiz, 
    Telaşlı, sevinçli, kuşkulu açar gibi. 
    Seviyorum seni denizi ilk defa uçakla geçer gibi. 
    İstanbul'da yumuşacık kararırken ortalık 
    İçimde kımıldanan birşeyler gibi 
    Seviyorum seni 'yaşıyoruz çok şükür' der gibi. 

    Nazım Hikmet Ran

    1-2-3-4-5-6-7



     
     
     
     
     

    Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Birşey Var

    Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
    Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
    Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
    Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği

    İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne
    Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa
    Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
    Kopmaz kökler salmaktır oraya

    Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
    Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
    Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
    Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin

    İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
    Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına

    İnsan balıklama dalmalı içine hayatın
    Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına

    Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
    Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
    Değişmemelisin hiç bir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
    Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın

    Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
    Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
    Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
    Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı

    Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
    Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe,bütün evrene karışırcasına
    Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
    Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana 

    Ataol Behramoğlu 
     
     
     
     
     

    Değişik

    Başka türlü bir şey benim istediğim: 
    Ne ağaca benzer, ne de buluta. 
    Burası gibi değil gideceğim memleket 
    Denizi ayrı deniz, 
    Havası ayrı hava.. 

    Bir başka yolculuk dalından düşmek yere 
    Yaşadığından uzun 

    Bir tatlı yolculuk dalından inmek yere 
    Ağacın yüksekliğince 
    Dalın yüksekliğince rüzgarda 
    ve bir yeni ömür 
    Vardığın çimen yeşilliğince 

    Nerde gördüklerim? 
    Nerde o beklediğim 
    Rengi başka 
    Tadı başka.. 

    Can Yücel


     
     
    Bir Gün

    Apansız uyanırsan gecenin bir yerinde 
    Gözlerin uzun uzun karanlığa dalarsa 
    Bir sıcaklık duyarsan üşüyen ellerinde 
    Ve saatler gecikmiş zamanları çalarsa 
    Bil ki seni düşünüyorum 

    Bir vapur yanaşırsa rıhtımına bin, acil 
    Örtün karanlıkları masmavi denizlerde 
    Ve dinle kalbimi bak nasıl çarpıyor nasıl 
    O bütün özlemlerin koyulaştığı yerde 
    Bil ki seni bekliyorum 

    Bir sabah gün doğarken aç perdelerini, bak 
    Sevinçle balkonuna konuyorsa martılar 
    Kendini tadılmamış derin bir hazza bırak 
    Dökülsün dudağından en umutlu şarkılar 
    Bil ki seni istiyorum 

    Gecelerden bir gece uyanırsan apansız 
    Uzaklarda elemli, garip bir kuş öterse 
    Bir ceylan ağlıyorsa dağlarda yapayalnız 
    Ve bir gün kabrimde bir kara gül biterse 
    Bil ki seni seviyorum 

    Ümit Yaşar Oğuzcan

     
     

    Ben Seni Sevdim mi

    Ben seni sevdim mi? Sevdim, kime ne 
    Tuttum, ta içime oturttum seni 
    Aldım, okşadım saçlarını, öptüm 
    İçtim yudum yudum güzelliğini 

    Ben seni sevdim mi? Sevdim elbette 
    Bendeydi özlemlerin en korkuncu 
    Çıldırırdım sen ne kadar uzaksan, 
    Aşk değil, hiç doymayan bir şeydi bu 

    Ben seni sevdim mi? Sevdim doğrusu 
    Sevdikçe tamamlandım, bütünlendim 
    Biri vardı ağlayan gecelerce 
    Biri vardı sana tutkun; o bendim 

    Ben seni sevdim mi? Sevdim en büyük 
    En solmayan güller açtı içimde 
    Ömrümü değerli kılan bir şeydin 
    Sen benim boz bulanık gençliğimde 

    Ben seni sevdim mi? Sevdim, öyle ya 
    Bir çizgiye vardım seninle beraber 
    Ve bir gün orada yitirdim seni 
    Ben seni sevdim mi? Sevdim.... 

    Ümit Yaşar Oğuzcan
     
     
     
     

    Bugün 2 ziyaretçi (8 klik) kişi burdaydı!


    Copyright © 2010 | Tüm Hakkı Saklıdır!!! | Tema Tasarım ve Kodlama : İMmedia

    Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
    Ücretsiz kaydol